Zaman zaman internette karşılaşıyor olabilirsiniz veya birileri size anlatmış olabilir. Azerbaycan Türkçesinde pezevenk kelimesinin “iş adamı” veya “saygın kimse” anlamına geldiğine dair bir takım söylentiler dolaşıyor. Bu söylentileri yayanların veya bu söylentilerle karşılaşanların tepkisi “ahuahaha Azerice pezevenk iş adamı demekmiş ah kih koh koh” şeklinde olabiliyor.

Bir de genellikle bununla ilgili olarak Süleyman Demirel’in başından geçen bir olay nakledilir: Süleyman Demirel Azerbaycan’da bir toplantıya katılmıştır; onu anons eden bir ses duyulur: “Azerbaycan’ın baş pezevengi Süleyman Demirel…” Bunun değişik varyantları da var.

Halbuki Azerbaycan Türkçesindeki pəzəvəng sözcüğünün anlamı başkadır; “iri yarı, izbandut” ve yerine göre “hanzo, kaba adam” gibi anlamlara gelmektedir. Süleyman Demirel’in başından geçen olayın aslı ise bir Azerbaycanlının naklettiğine göre şöyle olmuştur: Haydar Aliyev GATA’da tedavi gördüğü sırada Süleyman Demirel onu ziyaret etmiştir; Haydar Aliyev gazetecilerin önünde Süleyman Demirel’in sırtını sıvazlar ve “pəzəvəng kimisən” (pehlivan gibisin) der. Olayı nakleden Azerbaycanlı, sonunda hemvatanlarının anlaması için sözcüğün Türkiye Türkçesindeki anlamını da belirtmişti.

Bu arada Türkiye Türkçesindeki pezevenk sözcüğünün Ermenice menşeli olduğu iddia edilmektedir. Fakat Ermenice pozavak sözcüğünü Ermeni harfleri ile բոզաvագ şeklinde aratıldığında hep Türkçe pezevenk kelimesinin köken açıklamasına rast gelinmektedir. Sırp-Hırvatçada (aynı şekilde Boşnakçada) pezevenk anlamında makro kelimesi kullanılmaktadır. Bu söz muhtemelen Eski Yunanca μακρός uzun (yeni sözler türetirken uzun, geniş, büyük ölçekli gibi anlamlarda kullanılmaktadır) sözünden gelmektedir. Eğer bu sözcükte böyle bir anlam kayması söz konusu ise bunun gibi pəzəvəng sözü de anlam kaymasına uğrayıp pezevenk kelimesi ortaya çıkmış olabilir.

Pezevenk sözcüğüne benzer bir şekilde Azerbaycan Türkçesinde kerhane sözcüğünün “fabrika” veya “iş yeri” anlamına geldiği söylentisi de yayılmış durumdadır. Halbuki bu sözcük Azerbaycan Türkçesinde daha çok taş ocağı anlamında ve “daş karxanası” /daş kârḫanası/ biçiminde kullanılmaktadır.

Türkiye’de daha az bilinen fakat Azerbaycan’a giden yabancıların bile tabelalarda gördüklerinde dikkatlerini çektiği söylenen sex kelimesine gelince bu sözcük atölye anlamındadır ve Rusçadan alınmadır. Azerbaycan’da kiril alfabesi kullanılan dönemde цэх /tseḫ/ şeklinde yazılan bu sözcük latin alfabesine geçildikten sonra Azerbaycan Türkçesindeki okunuşuna bağlı olarak sex /seḫ/ şeklinde yazılmaya başlamıştır. Aynı durum Rusçadan alınma diğer sözcüklerde de görülmektedir: sensasiya, ssenari vb.

Yarak sözcüğü Eski Türkçede “silah” anlamına gelen bir sözcüktür. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerindeki Türkçeyi yansıtan eserlerden bir tanesi olan Şemseddin Sami’nin Kâmûs-ı Türkî adlı sözlüğünde yarak sözcüğü 1. anlam olarak “silah, âlet-i harb” manasında verilmiştir. Sözcüğün bugünkü yaygın bilinen anlamı olan “âlet-i ricâliyet” ise 3. anlam olarak ve önüne “avâm lisânı” ibaresi konularak verilmiş. Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlük adlı sözlüğünde de yarak sözcüğünün ilk anlamı “silah”tır. Azerbaycan Türkçesindeki yaraq sözcüğünün bugünkü anlamları “avâm lisânı”ndaki anlamı dışında Osmanlı Türkçesindeki yarak sözcüğünün anlamlarından çok farklı değildir.

Kıç sözcüğü ise Anadolu ağızlarının sözvarlığını yansıtan Derleme Sözlüğü’nde “ayak; ayak bileği; diz; topuk; bacağın dizkapaktan aşağı bölümü” v.b. anlamlarda verilmiştir. Azerbaycan Türkçesindeki qıç /ġıç/ sözcüğü de “bacak” anlamına gelmektedir.

Bu sözcüklere benzer bir şekilde oxşamaq / oxşatmaq “benzemek / benzetmek” ve xalça “halı” sözcüklerinin de bazı kimseler tarafından sanki komikmiş gibi görüldüğü veya gösterilmeye çalışıldığı oluyor.

Bütün bu sözcükleri incelediğinizde ise ya Eski Türkçede, ya Eski Anadolu Türkçesinde, ya Osmanlı Devleti’nin son dönemlerindeki Türkçede, ya bugünkü Anadolu ağızlarında veya Türkiye Türkçesi dışındaki diğer Türk lehçelerinde kullanıldıklarını görebiliyorsunuz. Dolayısıyla lehçeler arasında bu tür anlam farklılıklarının bulunması dalga geçilecek bir durum değildir. Sözcüklerin anlamlarını ve Türk dilinin değişik kollarındaki kullanımlarını bildikten sonra “Xalça sexində işləyən adam oturaraq işlədiyi üçün onun qıçı ağrımır” gibi bir cümleyi gördüğünüzde bunu “Halı atölyesinde çalışan insan oturarak çalıştığı için onun bacağı ağrımıyor” cümlesinden çok da farklı bulmayabilirsiniz.